Benim zaman zaman kullandığım bazı dönemsel deyişlerim vardır. Bana yakın olanlar bilir böyle söylemlerimi. Mesela şu sıralar “iyiymiş” ve “mümkündür” kelimelerini çok kullanıyorum. Kısa bir süre sonra da mutlaka sıkılır ya da unuturum. Son zamanlarda dilime yapışan kelime “İnsan” oldu.

Buna sebep olan;

İnsanlıktan nasibini almamışların, insanları sınıflandırması, onlara insanlık dışı muameleler yapması, kendilerini diğerlerinden üstün görmesi, beni hep rahatsız etmiştir. Her fırsatta onların kötü muamele yaptığı kişileri korumak ve sahip çıkmak için elimden geleni yaparım. Yakın arkadaşlarım lafı gediğine oturtmayı çok sevdiğimi bilirler.

Kendime “Tepkisiz Adam” lakabını taktım. Bu lakap, eski bir arkadaşımın bana sürekli kötü davranırken davranışlarının da farkında olup “Sen ne kadar tepkisiz bir adamsın!” demesi ile ortaya çıktı. Sonraları çok iyi arkadaş olduk, orası ayrı. Ama önceleri tepkisiz kalmanın beni ve çevremdekileri koruyacağını düşünürdüm. Hakkını savunmamak ve mağlup görünmek, tepkisiz kalmanın size verebileceği zarardan çok daha fazlasını uzun vadede zaten veriyor. Tepkisiz kalmak belki de bana olayları daha iyi analiz etmenin yolunu göstermiştir hayatta. Sonrasında şunu fark ettim; “Soğuk Kanlı” ama yeri geldiğinde “Ayarında Tepkili” olabilmek lazım. “Tepkisiz Adam” olmak yetmedi bana. “Duyarlı İnsan” olmak için daha fazla çabalamaya başladım.

Neden KADIN İNSAN?

“İnsan” tabirini uygun gördüğüm her kelimenin sonuna eklemeye başladım. “Güzel İnsan”, “Kültürlü İnsan”, “Bilgili İnsan”, “Samimi İnsan”, “Dürüst İnsan”, “Kibar İnsan”… Ama ardından fark ettim ki bu tabirlerin hepsi de halihazırda bir insanda olması gereken özellikler. Düşündüm ki, insana sıfat değil duruş lazım.

Yaşanan vahşet haberlerini, din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapanları her köşe başında görür ve duyar olduk. Bir süre sonra sanki hayatımızın olağan bir parçası gibi kabul etmeye başladık. Bu haksızlıklara uğrayanların da insan olduklarını ve eşit haklara sahip olduklarını anlatabilmek için hitaplarının sonuna “İnsan” kelimesini ekledim. “Emekçi İnsan”, “Yaşlı İnsan”, “Çocuk İnsan”, “Anne insan”, “Sevgili İnsan”, “Kadın İnsan”. Kısaca İNSAN.

İnsanlıktan sıkça bahsettiğimiz ve zor günler geçirdiğimiz şu günlerde duyarlığımızı yitirmeden, bu güzel ve anlamlı günün hatırına, emekçilerimize, yaşlılarımıza, çocuklarımıza, ailemize, kadınlarımıza, hepsinden öte insanımıza, insanca davranmak, kaygı ve korku olmadan yaşanılacak bir ortam sunmak, toplum olarak bizim elimizde.

İnsan gibi yaşayan, insan gibi muamele gören bir toplum olma dileklerimle yazımı sonlandırırken, hepimizin hayatında, anne, eş, aile, sevgili, iş arkadaşı olarak bulunan kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlamak istedim. Herkese insanlıklar dilerim.

Sonraki yazılarım için İKİES blogunu takip etmeyi unutmayın.

Tamer Oğuz TÜYLÜCE